DÜNYA KADIN HAKLARI GÜNÜ VE TARİHÇESİ

Öncelikle tüm kadın okuyucularımızın ve dünyadaki tüm kadınların "Dünya Kadın Hakları Günü" kutlu olsun ve bu gün tüm kadınlar için pozitif bir katkıda bulunsun sözleriyle başlamak istiyoruz.


0
8 shares

Öncelikle tüm kadın okuyucularımızın ve dünyadaki tüm kadınların “Dünya Kadın Hakları Günü” kutlu olsun ve bu gün tüm kadınlar için pozitif bir katkıda bulunsun sözleriyle başlamak istiyoruz.

Olympe de Gouges

7 Mayıs 1748 yılında Fransa’da dünyaya gelen Olympe de Gouges , 1789 yılında okunan ve günümüzde İnsan Hakları Temel Bildirgesi’nin temeli olarak kabul edilen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ne karşı, bu metinde geçen insan sözcüğünün sadece erkekleri kast ettiğini iddia ederek , Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ni yayımlar. Bu bildirge , dünya tarihindeki ilk kadın bildirgesi olarak kayıtlara geçmiştir. Fransız İhtilali sonrasında artan terör ve anarşi olayları nedeniyle ülkenin cumhuriyet , anayasal monarşi ve federal bir hükümet arasında seçime gitmesi gerektiğinden bahseden bir yazısı nedeniyle, Gouges 1793 yılında tutuklanır. Kendisine verilen idam cezasının iptal edilmesini sağlamak için hamile olduğunu iddia etse de yapılan testler sonucunda bunun yalan olduğu ortaya çıkar ve 3 Kasım 1793  tarihinde giyotinle idam edilir. O tarihten beri kadın hakları konusunda idol olarak gösterilir ve neredeyse tüm kadın hakları savunucuların temel, Gouges’e  kadar uzanır.

Olympe de Gouges’in hazırladığı bildirgenin özeti şu şekildedir
  1. Kadın özgür doğar ve erkeklerle eşit haklara sahip
    olarak yaşar. Toplumsal farklılıklar yalnızca genel yarar nedeniyle
    kabul edilebilir.
  2. Her siyasal topluluğun hedefi ve amacı, hem
    kadının hem de erkeğin doğal ve devredilemez haklarını
    korumaktır. Bu haklar: Özgürlük, güvenlik, mülkiyet ve özellikle
    baskıya karşı direnme hakkıdır. ‘
  3. Egemenlik ilkesi, kadın ve erkeklerin birliğinden
    başka bir şey olmayan ulustan kaynaklanır. Hiçbir organ ve kişi,
    bundan kaynaklanmayan bir gücü kullanamaz.
  4. Özgürlük ve adalet kişilere, hakları olanı geri
    vermektir. Kadınlar doğal haklannı kullanırken, yalnızca erkeklerin
    karşılarına çıkardıkları sürekli uranlıkla engellenmektedir. Bu
    kısıtlamalar doğa ve aklın yasalanyla ortadan kaldınlmalıdır.
  5. Doğanın ve aklın yasalan, topluma zarar verecek
    tüm edimleri bertaraf eder. Bu yasaların izin verdiği ve tannsal
    yasaların yasaklamadığı hiçbir şey engellenemez ve hiç kimse bu
    yasalann açıkça emretmediği bir şeyi yapmaya zorlanamaz.
  6. Yasa, genel iradenin ifadesi olmalıdır. Bütün kadın
    ve erkek yurttaşlar bizzat ya da temsilcileri aracılığıyla yasaların
    yapımı sürecine katılmalıdır. Yasalar herkese eşit olarak
    uygulanmalıdır. Yasa önünde eşit olan bütün kadın ve erkek
    yurttaşlar, yetenek ve erdemlerinden başka bir ayrım
    gözetilmeksizin, kamu hayatındaki bütün makam, memuriyet ve
    mevkilere eşit olarak kabul edilmelidir.
  7.  Kadınlar ayrıcalıklı haklara sahip değildir; kadınlar,
    yasalarda belirtilen koşullarda itham edilir, gözaltına alınır ve
    tutuklanır. Kadınlar, erkeklerin tâbi olduğu ceza yasalarına tâbidir.
  8.  Yasa yalnızca açıkça zorunlu olan cezalar koyar ve
    hiç kimse suç oluşturan eylemden önce hukuka uygun olarak
    yürürlüğe konmuş ve kadınlara meşru biçimde uygulanan yasalar
    olmaksızın cezalandınlamaz.
  9.  Yasalara göre suçlu bulunmuş her kadına, yasanın
    öngördüğü yaptırımlar sonuna kadar uygulanmalıdır.
  10.  Hiç kimse, esaslı derecede farklı olsa bile,
    düşüncelerinden dolayı koğuşturulamaz. Kadın idam sehpasına
    çıkma hakkına sahiptir. Bu nedenle eylem ve ifadeleri yasalarla
    korunan kamu düzenini bozmamak koşuluyla, konuşma kürsüsüne
    de çıkma hakkına sahip olmalıdır.
  11.  Düşünce ve görüşlerin özgürce ifade edilmesi,
    kadınların en önemli haklarından biridir, çünkü bu özgürlük,
    babaların çocuklarıyla olan babalık bağlarını güvence altına
    almaktadır. Her kadın yurttaş, barbar bir önyargı tarafından gerçeği
    gizlemeye zorlanmadan özgürce şunu söyleyebilir: “Ben, senin
    bana verdiğin çocuğun annesiyim.” Bu hak, bu özgürlüğün kötüye
    kullanılmasından dolayı yasalardan kaynaklanan sorumluluğu
    ortadan kaldırmaz.
  12.  Kadınların ve kadın yurttaşların haklarının
    güvence altına alınması, daha büyük bir yaran zorunlu kılar. Bu
    güvence, bu hakların tanındığı kişilerin ayrıcalığı olmamalı,
    herkesin yararına hizmet etmelidir.
  13.  Güvenlik güçlerinin giderleri ve idari harcamalar
    için erkeklerden ve kadınlardan eşit ölçüde katkı talep edilir.
    Kadınlar bu yükümlülük ve ödevleri yerine getirdiklerinden dolayı,mevki ve işlerin, alt ya da üst derece memurlukların ve diğermesleklerin paylaşılmasına da katılmalıdır.
  14.  Kadın ve erkek yurttaşlar, bizzat ya da temsilcileri
    aracılığıyla, vergilerin zorunlu olup olmadığına karar verme
    hakkına sahiptir. Kadın yurttaşlar, varlıklarından, erkeklerle eşit
    oranda vergi verme ilkesini ancak, kamu yönetimine ve vergilerin
    toplanması, bunların kullanılması ve süresinin belirlenmesi
    sürecine katılabildikleri takdirde kabul ederler.
  15.  Kamu harcamalarına erkeklerle eşit olarak katkıda
    bulunan kadınlar, her kamu makamından mali işlerle ilgili olarak
    bilgi alma hakkına sahiptir.
  16.  Hakların güvence altına alınmadığı ve güçler
    ayrılığının benimsenmediği bir toplumun anayasası yoktur. Eğer
    ulusu oluşturan bireylerin çoğunluğu, yapımına katılmamışsa, o
    anayasa yoktur ve geçersizdir.
  17.  Ortak olarak ya da tek tek, mülkiyet her iki cinsin
    de hakkıdır. Herkes dokunulmaz ve kutsal olan bu hakka sahiptir.
    Yasalarca belirlenmiş kamusal bir zorunluluk bunu açıkça
    gerektirmedikçe, ayrıca adil ve önceden belirlenmiş bir tazminat
    ödenmedikçe, kimse ulusun asli miras payından yoksun
    bırakılamaz.

 

Atatürk Tüm Dünyaya Öncülük Yaptı

1930 yılından itibaren yasalarda yapılan ufak değişiklerle kadınlara belediye seçimlerine girme hakkı tanınmıştır.Daha sonrasında ise ülkemizde Kadın Hakları Günü , Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde hemen hemen tüm dünya ülkelerinden daha önce 5 Aralık 1934 tarihinde Türk kadınlarına “Seçme ve Seçilme” hakkı tanındığı gün olan bu günde kutlanmıştır. 5 Aralık tarihinde Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde bile henüz kadına seçme ve seçilme hakkı tanınmıyordu. Türkiye’nin başlattığı bu girişimden sonra da tüm dünyaya yayıldı.

Avrupa’dan Örnekler
  • Fransa / 1944
  • Yunanistan / 1952
  • İsviçre / 1971
  • Belçika / 1960
  • İtalya / 1945

İlk Kadın Belediye Başkanı : Sadiye Hanım

İlk Belediye Başkanı Sadiye Hanım

Kadınlara milletvekili olma hakkı 1934 yılında tanındıysa da , öncesinde kadınların katıldığı ilk seçim 1930 yılındaki belediye seçimleridir. Bu seçimde Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Kılıçkaya beldesinde belediye başkanı seçilen Sadiye hanım , Türkiye’nin ilk belde belediye başkanı olmuştur.

 


Like it? Share with your friends!

0
8 shares

What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win
Furkan Uzun

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format